Dezenformasyonla Mücadelede Hukuki Sorumluluk: AB (DSA) ve Türkiye Karşılaştırması
Hukuk Akademisi
Hukuk Akademisi

Dezenformasyonla Mücadelede Hukuki Sorumluluk: AB (DSA) ve Türkiye Karşılaştırması

A
8 dk okuma
İnternet aktörlerinin dezenformasyon konusundaki sorumlulukları nelerdir? AB’nin Dijital Hizmetler Yasası ve Türkiye’nin 5651 sayılı Kanunu arasındaki derin farkları ve benzerlikleri inceliyoruz.

İnternetin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, bilginin yayılma hızı kadar "yalan haber"in (dezenformasyon) yayılma hızı da devasa bir boyuta ulaştı. Günümüzde dezenformasyon sadece bireysel bir yanıltma değil, kamu düzenini ve demokratik süreçleri tehdit eden küresel bir sorun. Peki, hukuk bu soruna nasıl yanıt veriyor? Özellikle Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye’nin bu konudaki yaklaşımları arasındaki farklar nelerdir?

Bu yazıda, AB’nin modern "Dijital Hizmetler Yasası" (DSA) ile Türkiye’nin 5651 sayılı "İnternet Kanunu" çerçevesinde internet aktörlerine yüklenen sorumlulukları derinlemesine ele alıyoruz.


Bilgi Kirliliğinin Anatomisi: Kavramlar

Hukuki bir analiz yapmadan önce, ne ile mücadele ettiğimizi tanımlamak gerekir. Literatürde bilgi düzensizliği üç temel başlıkta incelenir:

1. Dezenformasyon (Disinformation)

Kasıtlı olarak, kamuoyunu aldatmak veya ekonomik/siyasi bir çıkar sağlamak amacıyla üretilen gerçek dışı bilgilerdir. Burada temel unsur "zarar verme kastı"dır.

2. Mezenformasyon (Misinformation)

Bilginin yanlış olduğunun farkında olmadan, hataen paylaşılmasıdır. Kasıt yoktur ancak bilgi yine de yanlıştır.

3. Malenformasyon (Malinformation)

Gerçek bir bilginin, bir kişiye veya kuruma zarar vermek amacıyla bağlamından koparılarak paylaşılmasıdır.

Avrupa Birliği Yaklaşımı: Dijital Hizmetler Yasası (DSA)

AB, 2022 yılında kabul edilen DSA ile internet aktörlerini rollerine göre sınıflandırarak kademeli bir sorumluluk modeli getirmiştir. Bu yasada "çok büyük platformlar" (VLOP) ve "çok büyük arama motorları" (VLOSE) için çok daha ağır yükümlülükler öngörülmüşt ve dezenformasyonun yayılması "sistemik risk" olarak tanımlanmıştır.

DSA'nın Getirdiği Yenilikler:

  • Risk Değerlendirmesi: Büyük platformlar, içeriklerinin kamu sağlığı veya seçim güvenliği gibi konularda yarattığı riskleri yıllık olarak raporlamak zorundadır.
  • Şeffaflık: Algoritmaların nasıl çalıştığı ve reklamların kim tarafından finanse edildiği açıkça belirtilmelidir.
  • Yasa Dışı İçerikle Mücadele: Platformlar, "bildir ve kaldır" mekanizmalarını hızlı ve etkin işletmekle yükümlüdür.

Türkiye’deki Durum: 5651 Sayılı Kanun ve TCK 217/A

Türkiye'de internet düzenlemelerinin temeli 5651 sayılı Kanun'dur. Ancak 2022 yılında yapılan değişiklikle, dezenformasyonla mücadele kapsamında Türk Ceza Kanunu'na (TCK) kritik bir madde eklenmiştir.

Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu

TCK 217/A maddesi uyarınca; sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kişi hapis cezası ile cezalandırılabilir.

Bu düzenleme ile sadece platformların sorumluluğu değil, içeriği yayan bireylerin cezai sorumluluğu da netleşmiştir.

AB ve Türkiye: Temel Farklar Neler?

İki düzenleme karşılaştırıldığında felsefi ve yöntemsel bazı ayrışmalar dikkat çekmektedir:

Özellik AB (DSA) Türkiye (5651 / TCK)
Odak Noktası Sistemik riskler ve platform sorumluluğu. İçerik kaldırma ve bireysel cezai sorumluluk.
Sınıflandırma Kullanıcı sayısına göre (VLOP vb.) ayrım. Hizmet türüne göre (Yer/İçerik/Sosyal Ağ) ayrım.
Yaptırım Ciro bazlı yüksek idari para cezaları. Hapis cezası, bant daraltma ve reklam yasağı.

Sonuç: Özgürlük mü, Güvenlik mi?

Dezenformasyonla mücadele ederken ifade özgürlüğünün korunması en büyük sınavdır. AB, platformları kendi kendilerini denetlemeye ve şeffaflığa zorlayarak bir "ekosistem denetimi" kurmaya çalışırken; Türkiye, daha doğrudan müdahale ve cezai yaptırımları ön plana çıkaran bir modeli benimsemiştir.

Dijital okuryazarlığın artması ve hukuk mekanizmalarının teknolojik hıza uyum sağlaması, yalan haberle mücadelenin en önemli anahtarı olmaya devam edecektir.

#DSA#5651 Sayılı Kanun#Dezenformasyon#LegalTech#Dijital Haklar
Paylaş:
Emsal AI Logo

Emsal AI Blog yazıları, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Yazılar, bilgi amaçlıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımazlar.

Türkiye'nin en gelişmiş yapay zeka destekli hukuk asistanı. 11+ milyon içtihat ve mevzuatı anlamsal arama teknolojisi ile tarayın, dilekçelerinizi saniyeler içinde hazırlayın.

Daha fazla bilgi al →